İdil Laslo

Her koleksiyon merakla başlar.

İdil Laslo için tasarım, merakla başlayan ve hiç bitmeyen bir keşif sürecidir. Çocukluğundan beri bulmacalara, minyatür objelere, mekanizmalara ve parçaların bir araya gelerek anlamlı bir bütün oluşturmasına duyduğu ilgi, bugün tasarladığı mücevherlerin temelini oluşturur. Her yeni parça, çözülmesi gereken küçük bir yapboz; her koleksiyon ise yeni soruların peşinden giden uzun bir öğrenme yolculuğudur.

Her parça, İstanbul Tasarım Müzesi'ndeki atölyesinde tasarlanır ve geliştirilir. Kapalıçarşı'nın usta zanaatkârlarının yanında yetişen İdil Laslo, formu büyük bir hassasiyetle ele alır; detayı süsleme olarak değil, yapının ayrılmaz bir parçası olarak görür. Her tasarımda fikir, form ve zanaat birbirinden ayrı değil, aynı yaratım sürecinin parçalarıdır.

Doğadan, mimariden, mekanizmalardan, küçük objelerden ve kültürel hafızadan beslenen tasarımlar; durağanlık ile hareket, dış yüzey ile iç dünya arasında gidip gelir. Bazı parçalar açılır, bazıları dönüşür ya da hareket eder; bazıları ise yalnızca formun gücüyle var olur. Her biri, taşıyan kişiyi yavaşlamaya, dokunmaya, etkileşim kurmaya ve yakından bakıldıkça ortaya çıkan yeni ayrıntıları keşfetmeye davet eder. Mücevher, yalnızca takılan değil; deneyimlenen bir objeye dönüşür.

Bu düşünce, Batı dillerinde mücevheri tanımlayan jewelry ve joaillerie sözcüklerinin kökeniyle de beklenmedik bir şekilde örtüşür. Her iki kelime de, Latince jocale sözcüğüne uzanır; insana keyif veren küçük, değerli bir nesneyi ifade eden bu unutulmuş anlam, İdil Laslo'nun tasarım yaklaşımında yeniden hayat bulur. Her parça, yalnızca süslemek için değil; merak uyandırmak, dokunulmak, keşfedilmek ve zamanla yeni anlamlar kazanmak için tasarlanır.

Jewelry Detail

"Bazı şeylere ihtiyacımız olduğunu ancak onları bulduğumuzda anlarız." — Sabahattin Ali