Biçim, detay ve dönüşümü keşfeden bir dünya.
Her bir parça İdil’in atölyesinde tasarlanıp geliştiriliyor. İstanbul’un Kapalıçarşı geleneğinde yetişmiş usta zanaatkârlarla çalışarak form anlayışını geliştiren İdil, forma hassasiyetle yaklaşıyor ve detayı bir süsleme değil, tasarımın yapısal bir unsuru olarak ele alıyor.
Çalışmaları durağanlık ile hareket, dış yüzey ile iç dünya arasında bir denge kuruyor. Bazı parçalar açılıyor, dönüşüyor ya da hareket ediyor; bazıları ise yalnızca formunun sadeliğiyle var oluyor. Hareket ve beklenmedik detay arayışı, her tasarımda küçük keşif anları yaratıyor.
İstanbul’un köklü zanaatkârlık mirasına dayanan ancak çağdaş bir tasarım anlayışıyla şekillenen koleksiyonlar, farklı anlatılar keşfederken oran, denge ve tasarım bütünlüğünü koruyor.
Doğadan, küçük nesnelerden ve kültürel hafızadan ilham alan bu mücevherler, yapı ile hareketi bir araya getiriyor. Zamanla, her parça yeni detay katmanlarını yavaşça ortaya çıkarıyor.